Oldurulmayan sevgilerin her bir sonrasına ihaneti gibi, yakılmış tüm ağıtların hediyesi bu sözcükler. Senin gidişlerinde yalnız kalan ruhun senden sonrasına alışması için geçen bir süreç. Tadı değişik, kokusu değişik, davranışları değişik…
Aç susuz geçen günlerin sonunda bulunmuş, kurumaya ramak kala nemlenmiş ağaç kökleri gibi. Aşık olmak değişik bir kimya içine girmekmiş. Dünyayı olduğundan daha farklı kabul etmek, hayatı sorgusuz sualsiz yaşamak. Doğacak yaraların vereceği acıları önceden kabul etmek ve sonunda sessizce başını öne eğip beklemekmiş. Sabahları kalktığında aldığın nefesin tadı daha önce hiç tatmadığın bir içki gibi. Bitirmek için çabaladığın ve sonunda keşke dediğin bir çift söz aslında.
Odanın kokusu değişecek, duvarların rengi eski olmasına rağmen hep istediğin renk gibi görünecek sana. Yatağında hiç bu kadar rahat etmedim diyeceksin ve ekleyeceksin “acaba bugün biter mi?” günler böyle gelip geçecek bir süre. Sonra aşkın acısını tatmaya başlayacaksın. Kimyanın değiştiği, Yazımın Devamını Okuyun »
Etiketler: beden-
ihanet-
kalp-
kimya-
oyun-
ruh-
sevgi-
sorun